Kuleden Hisara
Galata Kulesi’nden Rumeli Hisarı’na, Boğaz’ın Avrupa yakasını kıyı kıyı yürümek ve dönüşü vapura bırakmak. Bir Pazar için on iki kilometrelik bir rota.
İstanbul’da yayımlanan en yeni yazılar, en yeniden eskiye.
Galata Kulesi’nden Rumeli Hisarı’na, Boğaz’ın Avrupa yakasını kıyı kıyı yürümek ve dönüşü vapura bırakmak. Bir Pazar için on iki kilometrelik bir rota.
Hüzün, gönül, keyif ve yakamoz başka dillere geçerken bavullarının bir kısmını sınırda bırakmak zorunda kalıyor; belki de iyi ki.
1941'de üç genç şair, şiirin bütün süslerini kapı dışarı etti ve yerine bir nasırı, bir kundurayı, bir sardalyayı koydu. Orhan Veli’nin Garip’i, hâlâ hafif görünen ama ağır gelen bir devrim.
Hannah Arendt, yirmi iki yaşında, Augustinus’un sevgi kavramı üzerine bir tez yazdı. Sorusu yüzyıllardır aynı: Ölümlü bir şeyi, onu kaybetmekten korkmadan sevebilir miyiz?
14 Ekim’de başlayan sağanak, İstanbul ve Kocaeli’de can kayıplarına, binlerce ihbara ve ağır hasara yol açtı. Sel geçti, ama geride bıraktığı soru hâlâ duruyor: Bu şehirler derelerini neden unuttu?
Öğrencilerin şehri, tramvayın şehri, lületaşının ve çiböreğin şehri. Eskişehir, İstanbul’dan iki buçuk saat uzakta, başka bir zaman diliminde yaşıyor gibi.
Kütahya dağlarından inip Sakarya’ya karışan bir ırmak, yolunun ortasında bir şehrin içinden geçerken, kıyısında oturan birine ne söyler?
İsmet Özel’i okumak, bir şairin değil bir itirazın izini sürmektir. Marksizmden İslamcılığa, oradan milliyetçiliğe uzanan bir yolda değişmeyen tek şey, şiirin kendisine yüklediği ağırlık oldu.
Kırk yıldır aynı hatta çalışan bir kaptan, emekliliğinden önceki son haftasında Boğaz’ı anlatıyor.
Rodion Romanoviç ile Rodya aynı kişi mi? Alyoşa neden bazen Aleksey Fyodoroviç oluyor? Bu sonbahar Dostoyevski’ye başlayacak okurlar için sıkça sorulan sorular.
Türkiye’de her kuşak Dostoyevski’yi yeniden keşfediyor. Petersburg’un rutubetli odalarında geçen romanlar, İstanbul’un kalabalık vapurlarında neden bu kadar tanıdık geliyor?
Bir çeviri bürosunda çalışan Leman, bir salı sabahı Eskişehir tramvayında yedi durak boyunca annesini, bir cümleyi ve hiç gönderemediği bir mektubu düşünür.