Şiir

Ihlamurun Orası

Üsküdar’da adını kimsenin kullanmadığı bir ara sokak, yılda iki hafta yalnızca kokusuyla bilinir.

Üsküdar’da ıhlamur ağaçlarının gölgelediği dik bir ara sokak.

Üsküdar’da ıhlamur ağaçlarının gölgelediği dik bir ara sokak. · Fotoğraf: Unsplash

Dinle 1 dakika

Bu sokağın bir adı var ama kullanan yok,
herkes “ıhlamurun orası” der,
sanki ağaç bir adres,
koku bir kapı numarasıymış gibi.

Haziranda yokuşu çıkarken önce görmezsin onu,
önce bir şey hatırlıyormuş gibi olursun:
bir dolabın içini, bir kış hastalığını,
bardağı iki elinle tutmanı söyleyen bir sesi.

Sonra başını kaldırırsın.
Yaprakların altında sarı, ufacık çiçekler,
bir sırrı fısıldar gibi değil,
herkese aynı anda söyler gibi.

Bir balkondan sepet iner, ekmek çıkar.
Ağaç aldırmaz, yalnızca kokar, iki hafta,
sonra bütün yıl unutturur kendini,
ta ki ocakta bir gece, mutfakta,
bir avuç kuru çiçeği kaynar suya bırakana
ve sokak, yokuşuyla, geri gelene kadar.

Zeynep Altun, şair ve çevirmen. Son kitabı Boğaz’ın iki yakasında geçen şiirlerden oluşuyor. Tüm yazıları →

“Ihlamurun Orası” 10 Eylül 2026 tarihinde Kurgu & Şiir bölümünde yayımlandı.

Kurgu & Şiir bölümünden

Öykü

Garda Bir Karamazov

Emekli edebiyat öğretmeni Nevzat Bey, otuz yıldır her ekim Karamazov Kardeşler’i baştan okur. Bu yıl Eskişehir Garı’nda Ankara’ya giden son treni beklerken, kitabın bitmesine bir bölüm kala biri yanına oturur.

Şiir

Porsuk

Kütahya dağlarından inip Sakarya’ya karışan bir ırmak, yolunun ortasında bir şehrin içinden geçerken, kıyısında oturan birine ne söyler?

Öykü

Perşembe Sofrası

Cihangir’deki daireyi satmaya gelen Leyla, anneannesinin komşularının her perşembe hâlâ onun için bir tabak koyduğunu öğrenir.

Öykü

Tramvay, Saat On Bire Doğru

Bir çeviri bürosunda çalışan Leman, bir salı sabahı Eskişehir tramvayında yedi durak boyunca annesini, bir cümleyi ve hiç gönderemediği bir mektubu düşünür.

Şehrin en iyi yazıları, her pazar sabahı.

Yalnızca İstanbul okurlarına: haftanın seçkisi, öyküler ve karikatürler.