Ihlamurun Orası
Üsküdar’da adını kimsenin kullanmadığı bir ara sokak, yılda iki hafta yalnızca kokusuyla bilinir.
Bu sokağın bir adı var ama kullanan yok,
herkes “ıhlamurun orası” der,
sanki ağaç bir adres,
koku bir kapı numarasıymış gibi.
Haziranda yokuşu çıkarken önce görmezsin onu,
önce bir şey hatırlıyormuş gibi olursun:
bir dolabın içini, bir kış hastalığını,
bardağı iki elinle tutmanı söyleyen bir sesi.
Sonra başını kaldırırsın.
Yaprakların altında sarı, ufacık çiçekler,
bir sırrı fısıldar gibi değil,
herkese aynı anda söyler gibi.
Bir balkondan sepet iner, ekmek çıkar.
Ağaç aldırmaz, yalnızca kokar, iki hafta,
sonra bütün yıl unutturur kendini,
ta ki ocakta bir gece, mutfakta,
bir avuç kuru çiçeği kaynar suya bırakana
ve sokak, yokuşuyla, geri gelene kadar.