Şiir

Akşam, İki Ses Arasında

Akşam ezanıyla Karaköy’e yanaşan bir vapurun düdüğü arasında, şehrin bir an için sustuğu yer.

Akşamüstü Üsküdar kıyısından karşı yakaya doğru geçen bir vapur.

Akşamüstü Üsküdar kıyısından karşı yakaya doğru geçen bir vapur. · Fotoğraf: Unsplash

Dinle 1 dakika

Önce Üsküdar başlar.
Sonra karşıdan Beşiktaş, bir nefes geriden,
sonra adını bilmediğim bir tepeden üçüncüsü,
saatini kimseye ayarlatmamış yaşlı bir adam gibi.

Bir vapur düdüğü girer araya,
kalın, tek heceli, biraz da mahcup:
Karaköy’e yanaşıyorum, kusura bakmayın,
benim de bir vaktim var.

Bir an üst üste biner ikisi,
biri göğe doğru uzanan bir cümle,
öteki iskeleye doğru eğilen bir omuz.
Martılar hangisine ait olduklarını bilmeden
ikisinin arasında asılı kalır, kanatları açık.

Kız Kulesi’nin ışığı yanar, kimse yakmamış gibi.
Bir çaycı tepsisini indirir, dinler, kaldırır.
Salacak’ta bir kadın ellerini dizlerine koyar,
otuz yıldır her akşam yaptığı gibi
iki sesin bittiği yeri bekler.

Çünkü bir an gelir, ezan da düdük de susar
ve şehir, kendi gürültüsünün altında,
bir kuyunun dibi kadar sessizleşir.
O anda her şey duyulur:
bir çapa zinciri, bir çocuğun adı,
Asya’yla Avrupa arasında bir yerde
ince belli bir bardağın tabağına bırakılışı.

Sonra yine başlar her şey.
Ama ben o anı biliyorum artık,
cebimde eski bir vapur jetonu gibi taşıyorum,
hangi iskeleye çıkacağımı bilmeden.

Zeynep Altun, şair ve çevirmen. Son kitabı Boğaz’ın iki yakasında geçen şiirlerden oluşuyor. Tüm yazıları →

“Akşam, İki Ses Arasında” 8 Ekim 2026 tarihinde Kurgu & Şiir bölümünde yayımlandı.

Kurgu & Şiir bölümünden

Öykü

Garda Bir Karamazov

Emekli edebiyat öğretmeni Nevzat Bey, otuz yıldır her ekim Karamazov Kardeşler’i baştan okur. Bu yıl Eskişehir Garı’nda Ankara’ya giden son treni beklerken, kitabın bitmesine bir bölüm kala biri yanına oturur.

Şiir

Porsuk

Kütahya dağlarından inip Sakarya’ya karışan bir ırmak, yolunun ortasında bir şehrin içinden geçerken, kıyısında oturan birine ne söyler?

Öykü

Perşembe Sofrası

Cihangir’deki daireyi satmaya gelen Leyla, anneannesinin komşularının her perşembe hâlâ onun için bir tabak koyduğunu öğrenir.

Öykü

Tramvay, Saat On Bire Doğru

Bir çeviri bürosunda çalışan Leman, bir salı sabahı Eskişehir tramvayında yedi durak boyunca annesini, bir cümleyi ve hiç gönderemediği bir mektubu düşünür.

Şehrin en iyi yazıları, her pazar sabahı.

Yalnızca İstanbul okurlarına: haftanın seçkisi, öyküler ve karikatürler.