Taksiciye Sıkça Sorulan Sorular
Yirmi altı yıllık bir taksici, arka koltuktan en çok duyduğu soruları nihayet yazılı olarak yanıtlıyor.
Yirmi altı yıldır direksiyondayım. Aynı soruları o kadar çok duydum ki arka koltuğa bir broşür koymaya karar verdim. Broşür budur. Okuyun, sonra yine sorun, alıştık.
Soru: Kadıköy’e gider misiniz?
Cevap: Gönlüm gider. Araba ayrı bir mesele. Ayrıca şunu bilmenizde fayda var: Saat beşte binip gitmek istediğiniz Kadıköy ile saat beşte binip varacağınız Kadıköy aynı Kadıköy değildir. Biri Kadıköy’dür, öbürü yedi buçuk.
Soru: Taksimetreyi açar mısınız?
Cevap: Açık. Siz göremiyorsunuz, çünkü taksimetre utangaçtır, yabancıların yanında ekranını kısar. Biraz sohbet edelim, ısınsın, kendini gösterir.
Soru: Kredi kartı geçiyor mu?
Cevap: Geçiyor. Cihaz bugün, şu anda, sizin kartınız için maalesef arızalı. Yarın başka bir kart için kusursuz çalışacak. Teknoloji böyle bir şey, ben de anlamıyorum.
Soru: Hangi yoldan gidiyoruz?
Cevap: En kısa yoldan. En kısa yol, haritada en kısa görünen yol değildir; en kısa yol, benim bildiğim yoldur. Benim bildiğim yol da Eyüp’ten geçer. Neden geçtiğini sormayın, yol eskiden beri öyle.
Soru: Navigasyonu açayım mı?
Cevap: Açın. Kadın sesi “Sağa dönün” diyecek, ben sola döneceğim, o “Rota yeniden hesaplanıyor” diyecek. Yirmi beş yıldır evliyim, bu sohbeti ezbere biliyorum.
Soru: Nerelisiniz?
Cevap: Sizin memleketiniz neresiyse, onun komşu ilçesindenim. Bunu her müşteriye söylerim ve şimdiye kadar hiç yanılmadım.
Soru: Klimayı açar mısınız?
Cevap: Camı açıyorum. Bu doğal klimadır, organiktir, Boğaz’dan gelir. Biraz da Kasımpaşa’dan.
Soru: Müziği biraz kısabilir misiniz?
Cevap: Kısarım. Nakarat geliyor, o geçsin. Sonra bir nakarat daha var, o da geçsin.
Soru: Siyasete girmesek?
Cevap: Hiç girmeyelim. Ben yalnızca kısa bir şey söyleyip konuyu kapatacağım. Kısa derken, Bakırköy’e kadar.
Soru: Para üstünüz var mı?
Cevap: Kimsenin para üstü yoktur. Para üstü, gençlik gibi, insanın elinde tutamadığı bir şeydir. Siz yine de cüzdanınıza bir bakın, belki sizde vardır.
Soru: Burada inebilir miyim?
Cevap: Burada inemezsiniz. Şurada inebilirsiniz. Şurası, buranın yirmi metre ilerisidir ve oraya varmadan ışık kırmızıya dönecek. O yüzden burada inin.
Soru: Havalimanına ne kadar tutar?
Cevap: Hangi havalimanına, hangi saatte ve uçağınızın kalkmasına ne kadar kaldığına bağlı. Son kısmı bana söylemeyin.
Soru: Siz hiç taksiye biner misiniz?
Cevap: Bir kere bindim, 2009'da. Şoför Kadıköy’e gitmedi. O günden beri anlıyorum. Affetmiyorum ama anlıyorum.